14 Haziran 2010 Pazartesi

Offffff shore: Marmara Kupası 2010'da 4.yüz :/

Ekip içerisinde uzun süredir tartışılan hafif hava yarışlarının bir tanesini daha geride bıraktık. Bugüne kadarkilerin en kötüsü değildi belki ama yine de keyif aldık dersek doğru olmaz. 2008'de ikinci olmuştuk. 2009'da birinci. 2010 dördüncülük getirdi :/

Ülkemizin en güçlü yarış filosu, yelken için en olumsuz bölgede yarışıyor. Yıl içinde yapılan yarışların ağırlığı, örneğin Çeşme gibi rüzgarı sürekli olan bölgelerde olsa daha keyifli olmaz mı? Lojistik açıdan kolay görünmüyor ancak Toka Yelken Ekibi'nin tekneleriyle birlikte sürekli transfer halinde olduğunu göz önüne alırsak olmayacak iş değil. Fransa'ya bile kendi teknemizi götürmekten kaçınmadık. BAYK yarışlarına İstanbul ve Ankara Ekiplerinin katılım oranı da düşünülürse niye olmasın.

Bu yarışta sevgili Orhan da bizimle, futbol konularından kaçmak için kafa dinlemeye geldi, yanlış teknede olduğunu anlaması uzun sürmeyecek. Cumartesi sabah Ataköy Marina'da hava durumuna bakıp hiç girmesek mi acaba demeye başladık. Geçen seneki DKK yarışı anıları hala taze. Biraz tartıştıktan sonra start hattında yerimizi aldık. OCS çıkışımızı yenileyip çileli yarışımıza başladık. Hafif ancak istikrarlı rüzgarla uzun süre yol aldık. Provezza'ların kıyıya sokulmalarına anlam veremedik, ancak bu kararları onları çok ileri götürdü ve yarış sonuna kadar bu fark kapanmadı. Bizim rota seçimimiz gidişte ve dönüşte start-hedef çizgisine yakın oldu. Yarış öncesi hazırlık yapmamamızın bedelini 4.lük olarak ödedik.



Gece klasik, yapış yapış nemli bir hava (İzmir'e döndüğümüzde birkaç derece daha sıcak olmasına rağmen hiç rahatsız olmadık).

Neyse ki Asmalı'yı döndükten sonra 8-9 knot gibi "fırtınamsı" rüzgar çıktı, biraz nefeslendik. Tekne ilerledikçe altımızdan kaçışan balıklar yakamoz ile harika görüntüler oluşturuyor. Çocuklar gibi bağıra çağıra seyrediyoruz. Sabaha azıcık esen rüzgar da bitti, bu sefer sis içerisindeyiz, üzerimizden sular damlıyor.

Hava aydınlandığında etrafımızdaki tekneleri seçebildik. Öndeki Provezza görünmüyor, arkadaki görünüyor. UNO 50 m yanımızda, sis içerisinde bu şekilde ilerlemişiz! Bu teknenin bu tip havalardaki performansı inanılacak gibi değil. Epeyce kötü bir starttan sonra yarışı da kazanacaklar. Zall ve Yedi Bela hemen önümüzde.

Hesaplarımıza göre Uno ve öndeki Provezza'nın ardından rahat bir şekilde 3. olacağız. Denizde hesap yapmamak gerektiğini bir kez daha öğreniyoruz, bitirmemize yarım saat kala nefis bir şekilde park ediyoruz. Zaman akıyor ve bizi 4. lüğe atıyor. Cumartesi 10:00'da başladığımız yarışı, Pazar 10:00'da bitirdik. Uno birkaç dakika arkamızdan gelerek en iyi düzeltilmiş zamanı elde etti, tebrik ediyoruz.

Bu yarışta Orhan'ın tavsiyesi ile 3’er saatlik shift sistemi uyguladık, gündüz uyumak oldukça zor oldu ama geceye taze kuvvet sakladık. Bu sistem daha uzun yarışlarda zaten kaçınılmaz. Yoksa kahramanlık yapayım derken bilgisayar başında uyur kalırsınız. Yalnızca Kemal kendi arzusu ile 24 saat boyunca dümen tuttu. Ben yalnızca Asmalı'da kavança atmak için 15 dakika uyandım, o da çok zor geldi. Haldun bilinen tanımıyla uyumadı ama rayda uyku benzeri bir duruma ustaca girdi.

Bu tip uzun yarışlarda teknemizin IRC avantajına fazlaca güvenmemek gerekiyor. "Inshore" ve "Offshore" yarışlar öncesi özellikle strateji konusunda çok çalışan ekipler kazanıyorlar. Zihinsel, fiziksel ve stratejik hazırlıklarımızı artırdığımızda, en kısa sürede daha iyi yerlere geleceğimize inanıyorum.

Naviga Kupası'nda görüşmek üzere (hava esmezse katılmayacağız, ona göre )...

Cem Somer

1 comments:

  1. rüzgarsızlık bu yılın yaygın problemi korkarım. Bodrum'da bile doğru dürüst rüzgar esmedi.
    başarılar diliyorum sizlere:)))
    haluk babacan
    YanıtlaSil