3 Ağustos 2013

Mandarı kim kaçırdı?

Bu sefer DEYH’leyemedik :( Üstelik sebebi müsebbibi de kaçan mandar… Uzun süre “Mandarı kim kaçırdı?” sorusunun yanıtını aradık; bu da yazımızın gecikmesine sebep oldu. Kurulan “mandar olaylarını aydınlatma komisyonu”, dikkatle karşılıklı suçlamaları dinledi, titizlikle gereken araştırmaları yaptı, eldeki kanıtları değerlendirdi ve failine ulaştı. Ama heyhat, iş işten geçmişti, ancak 6. olabildik. Aşağıda failin kendi ağzından itirafını paylaşıyoruz sizlerle.



İlk kan: 
Kış - Bodrum, İlkbahar - İstanbul derken nihayet memleketimiz İzmir’deyiz, bu sefer ekibi biz ağırlayacağız. Sezon başında yaptığımız programa sadık kalarak aşağı yarışına katılmadık. 42 saat geçirdiğimiz İstanbul – Bozcaada kabusu henüz unutulmadı. Uzun yarışları bu sene programa almadık, Marmara Adası da buna dahil. Teknemizi TAYK Boğaziçi Kupası’nın hemen ardından klasik transfer ekibi (Mümtaz, Turgay, Ali ve Jale) Çeşme’ye indirdiler. Anlatılanlara göre yolda güzel vakit geçirmişler, Midilli’ye de uğramışlar.

Çeşme Marina’da hazırlıklarımızı tamamlayıp, ekibi beklemeye başlıyoruz. Levent kendi teknesi Komet-Cheese ile aşağı yarışına katılıyor (ve kazanıyor, tebrikler :)), deniz yoluyla gelecek, diğerleri ile İzmir’de buluşacağız.

DEYH 2013 - Çeşme
Pazartesi antrenman günü, Salı iki yarış, Çarşamba iki yarış, Perşembe Didim’e uzun etap ve hafta sonlanıyor.

Hemen ardından Turgutreis Cup var ancak katılmayacağız. Ekip organizatöre karşı çok dolu, bir patlama olmasın. Ayrıca Gezi olayları ve sonrasındaki NTV’nin içler acısı halinden dolayı Doğuş grubuna bakışımız değişti; bu yarışa katılmak hiç içimizden gelmiyor.

Pazartesi: Tam anlamıyla bir klasik, buluşma, uzun konuşmalar ve antrenman yapmama! Antrenman olarak 150 metre ilerideki havuza gidiyor ve alt yıkama yaptırıyoruz, hiç yoktan iyidir.

Salı: Hava sert. Starttan önce birkaç manevra yapıyoruz, fena değil. Bu seride iddialıyız, sevdiğimiz sosis rotalar ve tanıdığımız sular. Uzun aradan sonra ilk yarışım olacak, antrenman yapamadım, endişeliyim, tüm ekibi batırmaktan (ki batırıyorum da!) korkuyorum. Kol iyi ama diz tam bükülmüyor, göreceğiz.

İlk yarış güzel geçiyor, 3. oluyoruz. Levent ikinci ayakta gybe set işine uyanınca hiç manevra yapmadan, flok bile indirmeden, tüm pupa ayaklarını koşuyoruz. Böyle sert havada ve yarım başüstü ile büyük avantaj. İkinci yarışta daha iyi derece alacağımızı düşünürken start öncesi flok mandarını kaçırıyorum, yakalamaya uğraşırken 6 dakika geç start alıyoruz. Mandarın kaçışından itibaren hatalar zinciri başlıyor.
  1. Mandar birinci gurcataya kadar floksuz olarak basılıyor.
  2. Yedek mandarı basamıyoruz, ana mandar ıstralyaya 3 tur dolanmış vaziyette.
  3. Mandarı çıkıp almak gerek, direğe çıkmakta kullanacağımız mandar rüzgarın etkisiyle gırcatanın arkasına kaçmış vaziyette, daha yukarı çıkmaya imkan yok.
  4. Tekne pupaya dönse mandar elime gelecek, rüzgardan sesimi duyuramıyorum.
  5. Sakatlık nedeniyle hareketlerim ağır ve kısıtlı, kendimi bu pozisyondan yukarı götüremiyorum.
  6. Sonuçta direkten iniyor ve yedek mandarla güç de olsa floğu basıyoruz.
Floğu basıp startımızı alıyoruz, ancak kazanmak mümkün değil, 7. oluyoruz.

Çarşamba: Hava yine sert ancak sanki düne göre bir parça daha yumuşak ya da biz alıştık. Sert havada yarışa alıştıktan sonra daha az rüzgara razı gelinmiyor :( İki yarış yapıyoruz, sırasıyla 4. ve 5. oluyoruz. Aldığımız derecelerle haftayı kazanma şansımızı zora sokuyoruz, yalnızca Çakabey kalıyor.

Perşembe: Yine sert hava, güzel bir start ile yola koyuluyoruz. Didim’e kadar bu hava ile gideceğimizi hesap ederken çok yanılmışız. Rakiplere göre daha Kuzeyli bir rota takip ediyoruz, daima daha az rüzgar ile gitmişiz. Deli sağanakları ile ünlü Fournoi Kanalı’nda ise resmen park ediyoruz. Biz burada iken rakiplerimiz Didim önlerinde imiş:( Kanal ile Agathonisi Adası arası resmen sinir testi idi, tek tesellimiz adanın güneyinden bizi alıp, Tekağaç Bankı’na kadar taşıyan rüzgar oldu. Burundan marinaya kadar günbatımı eşliğinde çok keyifli bir seyir yapıyoruz. Ekip kaybetmesine rağmen (Çakabey’de 10. olmuşuz!) çok keyifli idi ve şakalar havada uçuştu, özellikle Levent’in kıyafeti üzerine…

Kazanacağımıza kesin gözüyle baktığımız bir yarış haftasını 6. sırada tamamlıyoruz, demek ki neymiş …

Bu seneki ilk yenilgimiz oldu, buraya kadar tüm serilerden 1. olarak çıkmıştık. Gerçi bazı yarışları kazanmış olmak vaat edilen ödülü alacağınız anlamına gelmiyor ama olsun.

Teşekkür:
  • Birinci sırada sevgili Fatih.
    • İlk olarak yer sıkıntısı yaşanan Çeşme Marina’da teknesine bordalamamıza izin verdi.
    • Her yanaşmada çarptık ve derin çizikler oluştu, ses çıkarmadı.
    • Ekipte Murat’ın yerini aldı, Didim etabına bile üşenmeden katıldı.
  • İkinci yedek olarak yerini alan Ark’a da çok teşekkür.
  • Bu haftada ekibin neşesi de çok yerindeydi, güzel vakit geçirdik, herkese ayrı ayrı teşekkür.
Esas hikaye teknenin Arda, Rıdvan, Alp ve Cem dörtlüsü tarafından Teos’a döndürülmesi macerası. Gelecek sefere, Sisam Adası hikayelerini kaçırmayın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme