3 Ocak 2016

2015 – Sezonun ikinci yarısı ve bir projenin daha sonu

Sanıyorum neden bu kadar sessiz kaldığımızı merak ediyorsunuz! Alışık olduğumuz kadar başarılı bir sezon geçirmedik, şoku ancak atlattık :)
Aramızda bir değerlendirme yaptık, size aktarmak istiyoruz:

Hikayemiz, Mat 1180 - 1 numaralı gövde ile bu senenin başında başladı; Yine bu senenin sonunda bitti.

Avustralya'ya giden Matmazel gibi bu teknemiz CFM de epey uzağa gidecek, Güney Afrika'nın Durban kentine, siz bu yazıyı okurken yolda olacak. Hakkını verememiş olsak da çok sevmiştik. Kullanımı zevkli, müthiş süratli… Umarız yeni sahibini de mutlu eder.



Önceki tokayelken projeleri gibi buna da BAYK Kış Trofesi ile başlamıştık. Harıl harıl tekneyi yetiştirmeye çalışırken güçlü bir sponsorluk imkanı da yakaladık, CFM. Her şey ucu ucuna yetişti ve ekibin tümü ile Çeşme'den yola çıkarak yarıştan 3 gün önce Bodrum'a vardık. Kış trofesi ortalarına kadar fena değildik (20 dakikalık at yarışı şeklinde yapılan ilk ayağı saymıyoruz), sonra düşüş başladı. Aynı anda pek çok kez haksızlığa da uğradık, bu yılki hakemi sanıyoruz kimse unutmayacak, 3 millik şamandıralar, nedensiz abandone edilen yarışlar, şamandırası kopmuş parkurlar, hareketli finiş hatları. En son yazımızı BAYK 2015 Trofesi'nin 6.ayağında, son ayaktan önce yazmışız. Mucizevi olacak olsa da son haftaya umutlu girmişiz. Maalesef olamadı. BAYK 2015 Trofesi'ni 3. olarak tamamladık.

Ayağımızın tozuyla gittiğimiz Bosphorus Cup'ta ise yılın en kötü yarışlarını yaptık. Karaya oturmaktan tutun, fodepara kadar...

Biz sorunu ararken teknemizin Avustralya'daki kardeşinden harika haberler geliyordu. Demek ki bir şeyleri yanlış yapıyorduk !

  • Filoda, belki de boyuna oranla en hafif tekneyiz. Buradan yola çıkarak “küçük yelken alanı = düşük rating” tuzağına düştük, bunun büyük bir hata olduğunu Avustralya’daki teknenin seçtiği yelken planını görünce anladık. Korkusuzca mümkün olan en büyük seçimleri yapmışlardı. Biz ise geniş gövde yapımızın ihtiyacı olan gücü üretecek yelken alanına sahip değildik.
  • Yelken imalatçımızın sözünü dinlemedik. Floklarımızı küçük yaptırdık, yetmediğini görünce sürekli en büyük olanı kullanmaya başladık. Sezon ortası gelmeden esnedi. Özellikle orsada sıkıntı yaşadık.
  • Önceki yıllarda elde etmiş olduğumuz derecelere ve performansımıza güvendik. Oysa ki bu çok farklı bir tekne idi ve belki de yeni başlar gibi ele almamız gerekiyordu. Örneğin pupa seyrinde teknenin ideal yatma açıları alıştığımızın çok dışındaydı ve bizim kafamız buna bir türlü basmıyordu :)
  • Ekip uyumu ve konsantrasyonu açısından da sanıyorum en kötü yılımızdaydık. Sakatlıklar peşimizi bırakmadı. Önce Cem, sonra Uluç. Eksik pozisyonları telafi etmek için sürekli yeni elemanlar geldi, yerlerimiz değişti, dolayısıyla istasyonların çoğunda sorunlar oluştu. Yarışlar esnasında çekilmiş videolarda bu durum açıkça görünüyordu. Tekneyi tartmak dahi bir tartışma konusu haline gelmişti. En büyük rakibimiz Arkas ise seviyesini çok yükseltmişti, zaten mükemmel bir sezon çıkarttılar, tekrar tebrik ediyoruz.

Yine de teknemiz çok keyifliydi. Pupadaki performansının tadını alan bir daha bırakamaz.

Güzel yarışlar çıkartıp iyi dereceler de aldık. Aşağı yarışının her iki etabı da çok zevkli geçti örneğin. Marmara etabı çok heyecanlı, çok hızlı ve çok ıslaktı. Ege etabı her türlü havanın olduğu, oyunlu ama bir o kadar da zevkli bir etaptı. Neredeyse finişe 500 metre kala çakılıp pozisyonumuzu kaybediyorduk. İlk kez bu sene verilen en iyi düzeltilmiş zaman ödülünü kazandık, genel değerlendirmede eş puanla ikinci olduk.

Arkas Cup’ta müthiş heyecanlı yarışlar yaptık, birinciliği son yarışta kıl payı kaçırdık.

İnişli, çıkışlı bir sezonun ardından yeni sezonun nasıl devam etmesi gerektiği konusunda sponsorumuzla bazı görüş ayrılıklarına düştük ve karşılıklı anlaşarak anlaşmamızı sonlandırdık. Kendilerine bize verdikleri destek için çok teşekkür ediyoruz.

Tüm sezon boyunca sakatlıklar, ve mazeretler sebebiyle eksik kaldığımızda bize yardıma koşan Andrea Marengo, Burak Tüzel, Cihan Erkan, Doğa Arıbaş, Dilara Beyler, Fatih Aydemir, Fuat Uyanık, Ömer Güler, Sandro P.Moreno, Selim Kakış ve Yade Dorbek’e de ayrıca teşekkür ediyoruz.

Artık teknemiz olmadığı için -Bodrum un eğlencesinden vaz geçemeyen 5 arkadaşımız- bu kış İzmir Yelken’in Mat 1010'unda yarışacak. Kendilerine iyi eğlenceler, başarılar. tokayelken ismini bu yıl IRC2’de duyacaksınız.

2017’nin planlarını şimdiden yapmaya başladık bile. Hedefimiz yeni teknemizi hazırlayarak bir an önce IRC0’a dönmek. Yakında görüşmek üzere herkese umutlu ve huzurlu yeni yıllar, sevgiler, selamlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme